Dilenci

Çöplükte yemek arayan bir adam gördüm bir gün; yoluma devam ettim. Ona değil de kendime yardım etmekten korktum. Aynı işi her gün yapan bir adamın sakinliği vardı gözlerinde. Onu zenginliğinin içinde muhtaç kılmaktan korktum.  

Muhtaçlığın ne olduğunu iyi bilirim. Ben eski bir dilenciyim ne de olsa. Bunu zengin bir adamla karşılaştığımda anladım.

Köşe başında otururdu her gün. Altında bir parça sararmış gazete; ihtiyar, zayıf ve kavruk tenli bir adamdı. Üstü başı kir içinde ve kokuyordu da biraz. İstemeden iğrendim ondan. Birkaç solmuş metal parçası bıraktım önüne, gülümsedi ve ben yoluma devam ettim. Ancak o, tüm sakinliğiyle işini yapmaya devam ederken ben farklı duyguların pençesine düşmüştüm. Kalp atışlarım hızlanırken toprakta biten bir bitki gibi, kalbimde bir parça mutluluğun filizlendiğini fark ettim.

Yol boyunca düşündüm. Döndüm ve karşı kaldırımdan onu seyrettim. Ne mi gördüm?

Köşe başına oturmuş zengin bir adam ve önünde bir parça eğilerek dilenen insanlar. Ben işte o insanlardan biriydim. Bir süre daha bu adamdan minnet dilendim ve beni hiç geri çevirmedi. Sonra ben dilenmeyi bıraktım, ancak o halen o köşe başında ve dilenciler her sabah yolunu gözlüyor.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s