İç Savaş

Sokak çatışmaları başladı. Kadının biri çocuğunun ölüsünü kucakladı. İyi yürekli cellatlar üzülmesine fırsat bırakmadan kafasına bir kurşun sıktılar. Toplu mezara kucağında çocuğuyla birlikte girdi. Onu yavrusundan ayırmak bir insanın vicdanına sığamazdı zaten. İyi iş çıkardınız cellatlar.

Bir adamı aşık olduğu gün kurşuna dizdiler. Böylece acılarla dolu hayat defteri mutlu bir şiirle sonlandı. İyi iş cellatlar. İyi iş…

Cellatlar durmadı. Yetişebildikleri kadarına kurşun yağdırdılar. Otuz yıldır bir köşe başında dilenen adamın daha fazla kendini aşağılamasına seyirci kalamadılar. Yalnız, çarpık dişleriyle beraber gömdüler onu. Yanlış yaptılar. O dilenci, dişlerinden nefret ederdi. Çünkü o asla gülümsemezdi. Bu yüzden yaşamdan da bir parça nefret etti. Cellatlar son anda yetişti.

Avluda koşturan çocuklar için mermiyi israf gördüler. Onları, gölgesinde büyüdükleri çınar ağacına astılar. Çınar ağacı mutlu oldu. Artık benim de meyvelerim var, dedi. Sonra insanlara seslendi. Ne duruyorsunuz toplasanıza meyvelerimi. Kimse sesine kulak vermedi. Meyvelerim çürüyecek; toplayın onları, dedi. Çınar ağacı küstü. Solgun meyveleri bir bir toprağa düştü. Kimse dönüp bakmadı.

Karşı komşumu alıp götürdüler. Karısının kafasını dipçikleriyle ezdiler. Yanlış yaptın hatun kişi. Belli ki kocan da yanlışlar yapmıştı bir zamanlar. O, unutmuştu belki. Ama cellatlar unutmadı. İyi iş cellatlar. Çocuklar ortada kaldı.

Bir baloncunun suçu renkli balon satmaktı. Çirkin bedeni toprağa layık bulunmadı. Balonlarını patlattılar. Baloncu ağladı. Çocuklar da ağladı. İyi iş cellatlar. Bundan sonra yalnızca siyah balon satılacak, dediler. Mavi gözlü bir kız çocuğu karşı çıktı. Onu bir daha gören olmadı.

Sürrealist ressamı bir çıkmaz sokakta vurdular. Bundan sonra yalnızca manzara resimleri yapılacak, dediler. O günden sonra resim yapan olmadı. İyi iş cellatlar. İyi iş…

Bozguncuları ihbar edeceksiniz, dediler. Önce bozguncuları, sonra ihbarcıları vurdular. Bütün renkleri yok edene kadar sarıldılar tetiklere.

Bir çocuğun suçu yanlarından geçerken selam vermemekti. Mavzer tutukluk yaptı. Bu bir işaret, dediler. İleride bu çocuk büyük bir adam olacak. Onu on katlı bir binanın çatısından aşağıya attılar. Yetmez, dediler. Çocuktan geriye bir şey kalmayıncaya kadar onu on katlı binanın çatısından aşağıya attılar. Kader, bizim karşımızda duracak kadar kuvvetli değil, dediler. Ölüm arkamızda olduktan sonra Tanrılarınız yanınızda saf tutacak kadar cesur değil.

Onlarda tüfek, bende tükenmiş bir kurşun kalem. Arada çok insan can verdi. Olur, dedim. Özgürlük başka türlü gelmez. Sonra bir gün onlar tüfeklerini gömdü. Ben onların destanını yazdım. Geride başka insan kalmamıştı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s