Madenci | Şiir

Yerin iki yüz metre kadar altında

Avuçlarında bir kurşun kalem

Sımsıkı sarılmış, korkuyor bir ihtimal kaçıp kurtulacak

Sen ne güzel şiirler yazıyorsun madenci

Suratının karasında

Ellerinin nasırında

Sen, hayat ile dövüşüyor

Her seferinde yenik düşüyorsun madenci

Ağzında ucuz tütün

Ciğerlerinde kara katran

Dişlerinin beyazı paslanmış

Sen ne güzel gülüyorsun madenci

Bilirim sen bir garip köylüydün

Bok vardı kalktın şehre göçtün

Bir koca karanlığın ortasına düştün

Siyah bıyıkların yorgunluktan sararmış

Karanın zehri sana, elması patrona

Madenci,

Sen bir kahpe ölümün ağına düştün

Çoluk çocuk aç ve sefil

Örselenmiş bir küflü gecekondunun penceresinde

Pembe dudaklı, esmer suratlı yârin bekler

Belki tüp derdi, belki çocuk

Belki de senin yolunu gözler

Be hey kafasız madenci

Tanrı vurdu sopasını işte geliyor

Dudaklarında bir umudun son gölgesi

Zelzele midir aman yoksa rüya mıdır?

Tepemizden çöken cihan-ı alem midir?

Bir bağırış, koptu kıyamet

Boynu bükük doğdu ve yaşadı

Şimdi üç yerinden kırık yatıyor

Dinlenmek elbet senin de hakkın

Yerin altında doğdun

Yerin altında öldün

Dudaklarında mahcup bir tebessüm

Sen ne güzel adamdın madenci

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s